2009/06/03
uyandım..
gözlerim yaşarmış uyurken.. öldüğümü gördüm rüyamda.. öldüğümü görüp "yasemin" diye uyandım..

bi anlamı var mı bilmiyorum.. herşeyi fazlasıyla düşünmekten yoruldum..

o kadar değersiz hissettiriyor ki dünya.. her sabah fazlaca erken saatte uyanıp tekrar uyumaya çalışıyorum..

hakettiğim bu diye düşüyorum çoğu zaman.. ama haketmiş olsamda çok ağır..

hergün yarım saat en az kendimi telkin ediyorum.. o kadar yalnızım ki.. üzerini örtüp ayakta kalmaya çalışıyorum..

varolmaya çalışıyorum ama hep eksik kalıcak biliyorum..

onu daha çok üzmekte istemiyorum.. üzmezmişiz birbirimizi birdaha gibi geliyo bazen..

kör olsan görürsün karşındaki sevgiyi.. kalbim atmak istemiyor bazen.. masaj yapıyorum aşkımla..

bazen kendi öpüyor dudaklarımdan, bazen çekiyor kendini.. anlamıyorum artık..

arada kalmaktan çok yoruldum..
Şeyeden rene gallimard 5:26 PM | yazı linkisi
 
2009/05/12
aşk galiba..
tüm bu karmaşa içinde tanımlandırmaya çalışıyor insan.. aşkın nolduğunu anlamaya çalışıyor.. belki yardımı olur toparlanmana diye..

birsürü şey düşünüyorsun..

genel olarak aşk nedir bilemem.. ben özel olanı tanımlayabilirim.. benimle yasemin arasında olanı..

aslında bir bebek gibi aşk.. o ilk an doğuyor..

büyüyor sonra.. bazı hislerle, sevgiyle tanımlanıyor çünkü görünmüyor gözle.. ama çok gerçek..

tüm o yaşananlar onun hafızasında büyüyor.. kişilik kazanıyor.. aşkın iki tarafı olmuyor bir süre sonra.. bir de aşkın kendisi oluyor..

uzaklaşmak istediğinde sadece karşı tarafı terketmiyorsun.. aşkını da terkediyorsun..

ama o varlığını sürdürüyor..

hiç yokmuş gibi yapamıyorum, hiç varolmamış sayamıyorum, yedi yaşına girmiş bir çocuk gibi o..
tüm sorumluluğuyla bana kalmış durumda.. zamanında sadece onda kaldığı gibi..

anlıyorum şimdi zorluğunu, acısını.. neler yaşadığını..

çok zor gerçekten.. o belki rahat bu yüzden.. benim aşkımı terketmiceğimi, onu yaşatıcağımı biliyor.. biri yaşatmak zorunda zaten..

hayatla falan ilgili diil benim şu an sorunum, hayallerim yada yapıcaklarım diil.. aşkıma tek başıma nasıl bakabilirim.. onu üzmeden.. yaşatmalıyım.. seneler sonra sitem edicek bana.. ne onu ne beni affetmicek.. mutluluğumuzu da çalıcak biliyorum.. günün birinde onu terkettiğim için çok pişman olmak istemiyorum.. tam herşey oldu derken hayat bana onu hatırlatıcak çünkü..

ilişki hakkında çok laf duyuyorsun ayrıyken.. ama konuşanların hiçbiri yedi yaşına giren bir aşka sahip diil.. geyik yapıyorlar sadece, hiçbir halt bilmiyorlar..

hiçbiri gerçekten ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.. bazısı kafayı dağıtmanın, bazısı içmenin, bazısı flört etmenin, bazısı çalışmanın, bazısı gitmenin, gelmenin, şunu yapmanın, bunu yapmanın iyi geliceğini söylüyor.. uyduruk tecrübelerle edinilmiş milyarlarca insanın paylaştığı basit fikirler bunlar.. iki tarafada söyleniyor hep..

hiçbiri gerçeği bilmiyor..

çok yalnızız o yüzden.. o da, ben de.. sadece kendi fikirlerimizle yol bulmaya çalışıyoruz..

o bana dönene kadar ben aşkıma sahip çıkmak zorundayım ama.. öyle lafla atılmıyor aşk.. yürünen her sokakta yaşıyor.. her sevişmede yaşıyor, her öpüşmede yaşıyor.. her anıda yaşıyor.. insan gibi onun da hayalleri var.. daha bizim bile bilmediğimiz..

dramatikleştirmiyorum olayı.. anlamaya çalışıyorum..

daha bu cumartesi.. sol ayağına çorabı geçirirken bile biraz daha büyüdü aşkımız.. o anı bozup öpmedim ayağından.. kalbi karıştı onunda.. çok güçlüydü bana veda ederken.. üç dakika sonra noldu peki..

çok güçlü görünüyor şimdi.. o uçağa binerken ne düşünücek peki.. benim desteğimi, aşkımı da yanında götürebilicek mi.. biliyor cevabı ama görmek istemiyor şimdilik..

oraya gidişinde engel olarak gördüğü şey ya destekse..

bir itip bir çekiyor şimdilik.. her itişinde mahvoluyorum ben.. kalbimi çıkarıp üzerinde zıplamak istiyorum.. kimse öyle aciz görmüyor beni.. başka şeylere konsantre olmaya çalışıyorum.. gülüyorum da, içiyorum da.. ama sadece örtmek için bazı şeyleri..

yanlışlıkla mı kaçırıyor dudaklarından "aşkım"ı..

cuma gecesi aradığında nolduğunu biliyor mu bana.. aşık olduğu adamı arıyor o an.. aşık olduğu adam yasminim beni arıyor diye düşünüyor, mutlu oluyor.. yasmin ağlıyor sonra.. sonra gene görüşmemek üzere kapatıyor..

gerçekten bize noluyor...

aşk her şekilde yoluna devam ediyor..
Şeyeden rene gallimard 5:14 PM | yazı linkisi
 
2009/05/07
boş duramıyorum..

her saniye bişiler yapmam gerekiyor.. ya telefonla konuşuyorum, ya facebooka bakıyorum.. bi yandan bir film açıp diğer yandan müzik dinliyorum.. beynimi sakinleştiremiyorum..

umut..

o kadar çok istiyorum ki herşey iyi gitsin.. o kadar çok kusursuz olsun istiyorum ki hayatımda daha önce yaşamadığım heyecanı, korkuyu yaşıyorum..

ya ters giderse bişiler.. ya başaramazsam.. başarmak zorundayım ama.. hemen..

yemek bile yiyemiyorum düşünmekten.. çok şey yapmalıyım.. kısadevre olmaktan korkuyorum.. korkmak fiili çok geçiyor kafamdan evet..

üstesinden gelicem.. zorundayım da zaten.. yarın menejerime gidicem.. oynamak istiyorum.. elindeki işleri konuşucaz.. sonra casta bakıcam biraz, organizasyonun anlaşmalarını konuşucam.. akşam konser için mekan bakıcam.. alıcağım borcu tekrar çek edicem.. o parayla prodüksüyon giderlerini karşılıcam..

haziran ortasında ordan para alıcam ama daha önceki günlük giderlerim için kredi alıcam.. babamla tekrar evi konuşucam.. olmadı bi kirayı peşin vericem.. onu da bulmam lazım biyerden..

aşkıma hediye alıcam elime geçen ilk parayla.. ona veremesemde hemen nasıl olsa rastlarım gene.. yıllarca hediye almadım ben ona biliyo musun.. ondan hediye alınca çok sevinirdim oysa ki.. peki ben niye almadım.. hep parasız da diildim.. aptaldım çünkü.. kendine de, ona da mutluluğu çok görmüşün.. salaksın serdar.. çok ağır salaksın sen.. sen var ya hiç bi bok diilmişsin serdar..

şimdi nasıl bok ettiysem hayatı öyle de toplıcam.. toplamak zorundayım.. kalbim sıkışıyo bazen.. boşa geçen zaman için de atıyor kalbim.. ellerim ayaklarım ısınıyor devamlı.. üşümüyorum artık.. aksine ateş basıyor...

uyuyamıyorum çok.. kalkıp telefona bakıyorum.. yasmin aramıştır belki diye.. sonra farklı dillerde beni sevdiğini görüyorum ekranda, ekran koruyucu devreye giriyor fotoğrafını öpüp uyumaya çalışıyorum tekrar..

çok şey yapmam lazım..

bana yeniden aşık olmasını istiyorum.. kendime yeniden aşık etmek istiyorum.. daha önce pek beklentim yoktu hayattan.. pek hayalim yoktu..

şimdi çok şey hayal ediyorum.. onu da istiyorum hayallerim de.. hep merkez de yasemin var..

bi yaratıcı varsa tam sırası, bana şimdi destek olsun..

beynimde ne varsa, gücüm ne kadarsa harcıcam.. belki bu beni tamamen yokeder ama olsun.. ben o riski alıyorum..

sen değmez misin serdar iyi bi hayata.. mutlu olmaya.. yasemin değmez mi peki.. değerse devam serdar..

koş serdar.. yorulupta yılma.. hayatın için koş.. aşkın için koş.. korkma... yapamazsan da bu dünyadan siktir git serdar.. yapamazsan hiçbişeyi haketmiyorsun sen.. kızı da üzme daha çok.. çık git insanların hayatından serdar..

ama yılma hemen.. daha diil.. saldırgan da olma ama.. hırsın kimseyi üzmesin.. kudurupta ısırma milleti.. sakin ol şimdi biraz.. derin nefes al.. tamam..

madem bu kadar seviyordun serdar.. neyse.. geçmişi kurcalama artık.. yapma serdar..

kendini sev.. onu sev.. devam et serdar..

Şeyeden rene gallimard 11:54 PM | yazı linkisi
 
benim güzel kızım..
altı seneden fazla..

arada kırılsakta birbirimize.. hep çok sevdik.. aşk nedir gerçekten bilmiyorum.. ama biri senin nasıl bir parçan olur biliyorum..

üzülme serdar.. ağlama sakın..

yapamadığım o kadar şey var ki..

o hep benim onu daha çok sevdiğimi söylerdi.. ama o beni daha çok sevdi hep.. o benim için o kadar çok şey yaparken, inatla bana aşık olmayı sürdürürken ben ne kendimi, ne onu düşünüyordum..

o bana çok aşıktı..

yapamadığım o kadar çok şey var ki..

dudaklarını büzüştürüp öpücük istemesini nasıl unuturum..

o rahat şimdi.. belki ayrılan o olduğu için, belki kafasının bir köşesinde zaten dönüceğini bildiği için pek farkında diil ayrılığın..

benim aşkımdan emin belki, bekliceğimi biliyor hep.. ama istemiyor herşey eskisi gibi olsun..
bir hiç olmaya devam edelim istemiyor..

belki tamamen unutup yeniden başlamak istiyor.. yeni aşık olalım.. 6 senelik diil.. öncesinin problemleri kalmasın kafamızda.. o zaman affetmesi de gerekmicek çünkü kendisini.. üstünü kapatmış olucak.. hayat boyu gelmicek peşimizden yaptıklarımız.. özgür aşıklar olucaz yeniden.. birbirine tamamen güvenen..

ingiltereye gitme kararını verdiği gün uzaklaştı benden.. birbirine bu kadar bağımlı aşıkların şansı yoktu çünkü 2000 km uzakta.. olmazdı..

belki farkında diil ama istemiyor onu unutmamı, onsuz olmaya alışmamı istiyor sadece.. iki tel saçı uzatmazdı yoksa, istemezdi arabasına binmemi.. on dakka daha yanımda kalmak istemezdi.. yanımda huzurlu olduğunu biliyorum.. ama hep yanındada olamam.. alıştırması lazım kendini.. benim de kendimi.. aşkın yanında diilkende ayakta kalabilmelisin.. sevgi arayınca başka yere bakmadan kalbinle geçiştirebilmelisin, bir ufak mesajla bazen..

dün gül ağacı aradım uzun süre.. bağlamam mı lazım, altına koymam mı, yoksa altına gömmem mi bilemedim.. üçünü de yaptım o yüzden..

bikaç gün önce surrey'in fotoğraflarına bakmıştım.. salı gecesi rüyamda büyük binasının önünde öpüşüyorduk yasminle.. arkamızda ufak binalar, yurtlar yada derslikler heralde..

bunu dilemedim ama.. surrey'e gitmesini diledim.. olmaz diyor o ama olur belki.. belki rüyamda gerçek olur o zaman..

mor bir şal vardı boynunda..onu hatırlıyorum çok net..

belki gitmeden ben alırım ona..

her an yanına koşmak istiyorum ama yapmicam.. aşkımdan vazgeçmiyorum ama yapmıcam.. ben de tesadüfe bıraktım şimdilik.. herşey eskisi gibi olsun istemiyorum.. onu haketmek istiyorum..

boktan bir şiltede diil, evimde ağırlamak istiyorum.. hadi şuraya gidelim diyince olmamalı para problem.. gitmeliyiz sadece..

bir asalak olmaktan vazgeçtim.. insanların, aşkımın sevgisini sömürmek istemiyorum..

geçicek arasıra gelen mide bulantılarım.. korkularım.. ağlamayı da bırakıyorum artık..

o an gelicek birgün.. öncesini düşünmeden beraber olucaz yine..

yasemin'de okur mu bu yazıyı bilmiyorum.. belki tıklamıcak linke.. ne dediğimi merak etmicek.. ama birileri okucak.. tanıyan yada tanımayan..

dudaklarını büzüpte öpmemi isticek bigün.. umarım o an yanında olurum aşkımın.. serdar olarak öperim yasemin'i..
Şeyeden rene gallimard 12:33 PM | yazı linkisi
 
2008/01/16
öyle bir yazma isteği, garip..
ay akıyor dur
az sonra..

yapıştın gene üstüme, kalk adam kalk
bi rahat ver bi huzur bi
yanıma doğru değil de, uzak biraz
hah öyle dur bozma benim gölgeyi
bıyıklarım uzuyor üstüne
dur dedik ya işte dur
sol yukarı göz, omuzlar düşük
sırt ağrısın, hah tam böyle

çevir yüzüğü babuş
çevir oynasın çevir babuş
izi kalmasın hiç
uzasında sakalların, uzasın tabi
bacaklarını da traş et

atosyon hşşş aman diyim
iyiymiş bu be..
Şeyeden rene gallimard 1:48 AM | yazı linkisi
 
2007/05/14
1 > 17
Şeyeden rene gallimard 1:28 AM | yazı linkisi
 
2007/04/27
yoksa..
"daha en başından biliyordun bunu.. yalan söyleme bana.. biliyordun"

evet biliyordum, çözemiceğim çoğu şeyi biliyorum zaten.. çözülemicek kadar karışıksa biliyorum.. inat diil, zeka diil.. biliyorum çünkü aynı havayı solurken, rengini görebiliyorum ben..

sen görebiliyor musun?

ben görür gibi yapıyorum, miş gibilere yakınım.. en çok oralarda dolanmayı seviyorum.. kıyısına yakın, önün de iskeleye bağlanmış, kendini sallandırmış.. en çok.. evet miş gibilerin idamını seviyorum..

ben görebiliyor muyum?

sen aslında belli bir isme, beş, altı harfe sığamazsın.. görebiliyor musun?

küçük ellerin, küçük omuzlarına sarılı bana bakarken.. aşık olduğunu sanıp, üzülüyorsun.. oysa ayakların, bacakların hala sende.. kalkıp gidebiliyor musun?

korkunun hemen ardında, hafifçe aralık, gece yatağında, illa ışık.. kapatıp koridorda, biraz kusmuş hayatına, uyuyabiliyor musun?

sen kimsin?

belirli birkaç alternatiften birisin.. çok mu farklı hissediyorsun, çok mu farklı gerçekten.. sevişirken neyi sayıyorsun.. saat, tane, git, gel.. bu mu oyuncağın.. bu mu?

garip kıvrımları gene garip kıvrılırken, ışık bir garip vururken yüzüne, bir garip bakıyorsan kendine, oturtup karşına, ağlamasına izin vermeden, ağlamana izin verilmeden, garip kıvrılırken yatakta, garip kıvrılırken sen üstünde, kendi garipliğin kendini acıtırken, garip bir hayatın köşesini, tersini algılıyorsan.. uyuyabiliyor musun yastığına sarılıp?

sırtından akan hava kırmızı görünüyorsa.. ıslaklığınla karışıp soğuyorsa birden kırmızı.. sen anlayabiliyor musun kırmızıyı?

sabahları soymaya çalışıyormusun etini kemiğinden.. uyanmak için suratına suyu çarparken, dövüyor musun kendini?

titreyen elleriyle bacağına yapıştığın da, insan gibi hissedemeden daha kendini, ölüsünü görüyor musun kaldırımda? taşları sayarken ve renklerini, ve şekillerini, ve dalıp gidiyorsa..

sarı akıyorsa gözlerimden, omurlarımın çıtırtısına yapışıyorsa..

önüne geçip durduramadığın bir matematik yığını seni de arasına alıp kaçıyorsa hayattan.. aralarına karışıp çoktan hiç olduysan.. ama genede ben "bir"im diye bağırıyorsan saatine.. özür diliyerek.. ve bir gül alarak, kokusuna tekrar aşık olarak, hayatını adayabiliyorsan..

kendine hiç olduğunu söyleyebiyor musun?

bazen kaldırmıyor bünyesi, ben ne kadar uğraşsam da o kendini hala bişi sanıyor..

sen söyleyebiliyor musun?

ben bu konu da yorum yapmaya yetkili diilim..

-buranın yetkilisini çağırın bana..

gerçekten bir yetkili olduğunu düşünüyor musun?

-ben..

sen mi?

aştı gene beni, asfaltım kırılıyor, üzerin de kimbilir kaç kişi çalışıyor da, iş bir türlü bitmiyor..

ben mi?

beni görebiliyor musun?
Şeyeden rene gallimard 4:05 PM | yazı linkisi
 
2007/03/27
seks

su damlası aşka değer
bir vücut boyu kayarken
geçtiği her nokta
benliğine kaybolur

bileklerinden topuklarına
son yolculuğudur
bitmiştir artık, çok üzülmez
geçtiği her yerde anısı
kokusu vardır..

su damlası bana da değer
üzerimden geçer
beni kaybedip, hafızasından siler
sonra ben kaybolurum, hafızamı bırakıp
topuklardan kayarım
bitsin diye, zaten bitmiştir

bir anı bile bırakmadan
parkeye silinir
buharlaşmadan önce
yukarı bakıp hüzünlenir
ter kokar her yer
loş kokar
hafif bir müzik eşliğinde
aşk kokar..

damla akar..
Şeyeden rene gallimard 7:39 PM | yazı linkisi
 
Childrens Halloween Costumes
hit counter code