yoksa..
"daha en başından biliyordun bunu.. yalan söyleme bana.. biliyordun"
evet biliyordum, çözemiceğim çoğu şeyi biliyorum zaten.. çözülemicek kadar karışıksa biliyorum.. inat diil, zeka diil.. biliyorum çünkü aynı havayı solurken, rengini görebiliyorum ben..
sen görebiliyor musun?
ben görür gibi yapıyorum, miş gibilere yakınım.. en çok oralarda dolanmayı seviyorum.. kıyısına yakın, önün de iskeleye bağlanmış, kendini sallandırmış.. en çok.. evet miş gibilerin idamını seviyorum..
ben görebiliyor muyum?
sen aslında belli bir isme, beş, altı harfe sığamazsın.. görebiliyor musun?
küçük ellerin, küçük omuzlarına sarılı bana bakarken.. aşık olduğunu sanıp, üzülüyorsun.. oysa ayakların, bacakların hala sende.. kalkıp gidebiliyor musun?
korkunun hemen ardında, hafifçe aralık, gece yatağında, illa ışık.. kapatıp koridorda, biraz kusmuş hayatına, uyuyabiliyor musun?
sen kimsin?
belirli birkaç alternatiften birisin.. çok mu farklı hissediyorsun, çok mu farklı gerçekten.. sevişirken neyi sayıyorsun.. saat, tane, git, gel.. bu mu oyuncağın.. bu mu?
garip kıvrımları gene garip kıvrılırken, ışık bir garip vururken yüzüne, bir garip bakıyorsan kendine, oturtup karşına, ağlamasına izin vermeden, ağlamana izin verilmeden, garip kıvrılırken yatakta, garip kıvrılırken sen üstünde, kendi garipliğin kendini acıtırken, garip bir hayatın köşesini, tersini algılıyorsan.. uyuyabiliyor musun yastığına sarılıp?
sırtından akan hava kırmızı görünüyorsa.. ıslaklığınla karışıp soğuyorsa birden kırmızı.. sen anlayabiliyor musun kırmızıyı?
sabahları soymaya çalışıyormusun etini kemiğinden.. uyanmak için suratına suyu çarparken, dövüyor musun kendini?
titreyen elleriyle bacağına yapıştığın da, insan gibi hissedemeden daha kendini, ölüsünü görüyor musun kaldırımda? taşları sayarken ve renklerini, ve şekillerini, ve dalıp gidiyorsa..
sarı akıyorsa gözlerimden, omurlarımın çıtırtısına yapışıyorsa..
önüne geçip durduramadığın bir matematik yığını seni de arasına alıp kaçıyorsa hayattan.. aralarına karışıp çoktan hiç olduysan.. ama genede ben "bir"im diye bağırıyorsan saatine.. özür diliyerek.. ve bir gül alarak, kokusuna tekrar aşık olarak, hayatını adayabiliyorsan..
kendine hiç olduğunu söyleyebiyor musun?
bazen kaldırmıyor bünyesi, ben ne kadar uğraşsam da o kendini hala bişi sanıyor..
sen söyleyebiliyor musun?
ben bu konu da yorum yapmaya yetkili diilim..
-buranın yetkilisini çağırın bana..
gerçekten bir yetkili olduğunu düşünüyor musun?
-ben..
sen mi?
aştı gene beni, asfaltım kırılıyor, üzerin de kimbilir kaç kişi çalışıyor da, iş bir türlü bitmiyor..
ben mi?
beni görebiliyor musun?